YUKARI
 ANA SAYFA > KOZMETİK ÜRÜNLERİN STABİLİTE TESTİ
Kozmetik ürünlerin stabilite testinin amacı, uygun koşullarda saklandığında yeni veya değiştirilmiş ürünlerin amaçlanan fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalite standartlarının yanı sıra işlevsellik ve estetiği uygun olmasını sağlamak içindir.
Kozmetik ürünlerin geliştirme döngüsü üreticilere göre göreceli olarak kısa olduğundan her üretici ekonomik olarak makul ve verimli bir şekilde gerekli testleri öyle ele almalıdır. Bu nedenle kendi stabalite test programı tasarımı olmalıdır.
Kozmetik ürünler çok çeşitli olduklarından STANDART bir stabilite test reçetesi olamaz. Üreticiler kendi ürettikleri ürünlere bağlı olarak sağlam bilimsel temeller oluşturarak test proteküllerini belirlemelidirler. Böylece klasik yöntemlerden yola çıkılarak yeni, alışagelinmemiş teknolojiler kullanılarak, uzun raf ömrüne sahip olan ürünlere bu kriterler adapte edilebilir.
Genel olarak, stabilite testleri, gerçek zamanlı olarak ya da hızlandırılmış koşullar altında yapılabilir ve uygun koşullar altında depolama, nakliye ve kullanımda ürün stabilitesine hitap etmelidir.

STABİLİTE TESTİ
Fiziksel ve kimyasal bütünlük testleri: renk, koku, pH değeri, viskozite, doku, akışkanlık ve emülsiyon stabilitesi (ayrışma belirtileri) değerlendirilir.
Mikrobiyolojik stabilite testleri: bakteri, küf ve maya ile kirlenme derecesini değerlendirilir.
Ambalaj Stabilite testleri: içerdiği ürün üzerinde ambalaj etkisini değerlendirilir.
 
      1. FİZİKSEL VE KİMYASAL STABİLİTE TESTLERİ
 
Sıcaklık varyasyonları: Yüksek sıcaklıkta yapılan test ürünleri, uzun süreli raf ömrüne sahip ürünler için kullanılır.(yüksek sıcaklığa dayanması, uzun süre istikrar göstereceğini işaret eder.) Yüksek sıcaklık olarak 37 ve 45 dereceyi kullanılmaktadır. Eğer bir ürün 45 derecede 3 ay boyunca tutulursa (kabul edilebilir bir istikrarda), o ürün oda koşullarında 2 yıl stabil olarak kalacağı anlamına gelir. Tabi ürün 1 yıl süre ile 25 derecede depolanmalıdır. Bir iyi kontrol sıcaklığı 4 derecedir, burada birçok ürün mükemmel stabilite gösterir. Ürün aynı zamanda  -10 derecede de tutulmalıdır.

Döngü testi: Ürün 3 aşamada -10 dereceden 25 dereceye geçmelidir. Bu bir döngüyü tamamlayacaktır. Eğer ürün bu sıcaklık döngüsünü 3 aşamada geçerse, iyi bir stabilite sağladığının güvenini oluşturur. Bir kez de daha fazla zorlayacak olunan -10 ve 45 derece sıcaklıklarındaki döngüdür. Bu muazzam stres altında emülsiyonlar konulup ve bu testi geçerse, gerçekten istikrarlı bir ürün olduğunu gösterir.

Santrifüj testi: Dağınık fazda ( yağ içinde su emülsiyonu) yağ damlacıkları bir tabaka oluşturarak ayrılarak yükselme eğilimdedir. Bu olaya kremleşme denir. Bu kremleşme olayı emülsiyon kararsızlığının ilk işaretidir ve ciddiye alınmalıdır. Kremleşmeyi önceden tahmin edebilmek için santrifüj testi iyi bir yöntemdir. Emülsiyon 50 dereceye kadar ısıtılır, 3000 rpm de 30 dakika karıştırılır. Kremleşme belirir ise ürün kontrol edilmelidir. Bu test toz içeren tüm sıvı, krem, makyaj malzemeleri için mutlaka yapılmak zorundadır.

Işık testi: Formülasyon ve ambalaj UV ışığına hassas olabilirler. Tüm ürünler cam ya da orijinal ambalajında pencere önünde ve eğer uygunsa geniş sprektrumlu bir ışık kutusu içerisine konulur. Renk değişimi esans ya da diğer hassas bileşenler nedeni ile olabilir. Genellikle böyle durumda bir UV absorplayıcı eklenmesinin gerekli olduğunu gösterir.

Mekanik şok testi: Nakliye sırasında ambalaja bir zarar gelip gelmeyeceğini tahmin etmek için mekanik şok testleri uygulanmalıdır. Titreşim testi granül ve toz bileşenlerinin ayrışıp ayrışmadığını veya olasılığının olup olmadığını tahmin etmeye yardımcı olur.

İzlenen parametreler: Yukarıda açıklanan tüm testler için renk, koku, pH, viskozite ve eğer uygun ise mikroskop altında parçacık boyutu, homojenlik, parçacık yığılması kontrol edilmelidir.
 
        2. MİKROBİYOLOJİK STABİLİTE TESTİ
Mikrobiyolojik kontaminasyon 2 farklı yerden ürüne bulaşabilir bunlar üretim-dolum aşaması ve kullanıcının kullanımı aşamalarıdır. Ürün kullanıcı tarafından ilk açıldığı andan itibaren kalıcı mikrobiyal kontaminasyon eller ve vücut temasından kaynaklı olabilir.

Kozmetiklerin mikrobiyolojik olarak korunması, tüketici için ürünün mikrobiyal güvenliğini sağlamak, kalitesini korumak ve hijyenik ve kaliteli taşımayı onaylamak için önemlidir. Tüketici mikrobiyal enfeksiyonları küçük bir sayıda rapor edilmiş olsa da, bu az sayıda olan enfeksiyon ciddi seviyede ürünü bozabilir veya kalitesini azaltabilir.

Bu nedenle, piyasaya sürülmüş her bitmiş ürünün her partisi rutin olarak mikrobiyolojik kalite analizi gereklidir. Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus ve Candida albicans kozmetik ürünleri için ana potansiyel patojenler olarak kabul edilir. Bu özel potansiyel patojenler, 0.1 g ya da 0,1 ml kozmetik üründe tespit edilmemiş olmalıdır. Incelenen parametreler, elde kriterler, kullanılan yöntemler ve sonuçları rapor edilmelidir.

YAYGIN TEST PROSEDÜRLERİ
Tarama testleri: Bir kozmetik ürünün önemli ölçüde kirlenmiş olup olmadığını hızlı ve yarı-kantitatif sonuçlar sağlar. 

Kantitatif testler: Nicel testler bir kozmetik ürünün bakteri, küf ve maya gerçek sayısını belirler. Bu testler çok karmaşık ve zahmetli olup sadece profesyonel mikrobiyolojik test laboratuvarları tarafından yapılabilir. Tipik olarak, kozmetik ürünleri mikroorganizmaların izolasyonu, doğrudan koloni sayısı ve zenginleştirme kültürlenmesini içerir.
      3.AMBALAJ STABİLİTE TESTİ
 
Ambalaj doğrudan ürün ve dış çevre arasındadır ve ikisi ile de etkileşim kurar. Bu etkileşimler bitmiş ürün stabilitesini etkileyebilir. Örneğin, ürün bileşenleri kabın içine absorbe edilebilir ya da bileşenler ambalaj ile kimyasal olarak reaksiyona girebilir. Buna ek olarak, ambalaj uçucu bileşenler, su buharı, atmosferik oksijen ambalaj içerisinde buharlaşıp bu reaksiyonların ciddi etkilerinden ürünü tam olarak korumayabilir.

YAYGIN TEST PROSEDÜRLERİ
Cam testi: Cam en inert malzemedir ve herhangi bir şekilde bir kozmetik ürün ile reaksiyona girmez. Bu nedenle bu test cam içerisinde yapılmalıdır. Ürün başarısızlık nedeni formülden veya paketten ise bu şekilde belirleyebilirsiniz.

Ağırlık kaybı testi: Buharlaşmayı belirlemek için en önemli testlerden biridir. Bu test 3 ay süre ile oda sıcaklığında ve 45 derecede yapılır(gerçek ambalaj içinde ve tamamen sıkıştırılmış ambalaj olmalıdır.) kabul edilebilir kaybını aşmamalıdır.

Sızıntı testi: Ürün paketi (özellikle taşıma sırasında) sızdırabilir olup olmadığını belirlemek için (yan, ters, dik vb.) çeşitli yönlerde ambalajlanmış ürünü test etmek uygun olabilir.